Uygulamadan Örnekler

  1. Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun (BEDK) 19 Kasım 2015 tarih ve 2015/2178 sayılı kararına göre:
    • Turgut Özal Üniversitesi Ankara Meslek Yüksekokulu ile Sağlık Bilimleri Meslek Yüksekokulu bünyesindeki bölüm ve programlarda “tam zamanlı” olarak görevli olan öğretim elemanlarının ad-soyadı, öğrenim durumları ile bu bölüm ve programların başkanlarını gösteren bir liste “kamuoyunu ilgilendirmeyen kurum içi düzenleme” sayılmıştır.
    • Yükseköğretim kuruluşlarındaki “ders süreleri” ve “dersliklere” ilişkin yasal düzenleme ile yükseköğretim kurumları için belirlenmiş asgari bir “ders süresinin” olup olmadığının bildirilmesi
    • Program ve bölüm başkanlığı için yasal koşulların neler olduğunun bildirilmesi
    • Araştırma görevlilerine ders görevlendirmesi yapılıp yapılamayacağının bildirilmesi
    • Vakıflarca kurulmuş olan yükseköğretim kuruluşlarında eğitim-öğretim faaliyetiyle ilgili olmayan ve kurumun “belirli çalışanlarının” katıldığı düzenli toplantıların yapılması ve binalarda bunun için özel yer ayrılmasının hukuken mümkün olup olmadığının bildirilmesi
    • Yükseköğretim kuruluşunun yerleşke ve tesislerinin kurum dışından belli bir görüşe mensup üçüncü kişilerce, yemekli toplantı, sosyal etkinlik vb amaçla kullanılmasının mümkün olup olmadığının, mümkünse bunun yasal dayanağının ne olduğunun bildirilmesi ise mütalaa olarak kabul edilmiştir.
  2. Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun (BEDK) 24 Aralık 2015 tarih ve 2015/2378 sayılı kararına göre:

    Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) Eğitim-Öğretim Daire Başkanlığının fakülte ve yüksekokullarda bölüm/program açılmasına ilişkin olarak belirlediği kıstaslarla ilgili olarak:

    • Yükseköğretim kurumlarının bölüm veya program açarken bu bölüm ve programlarda görev alacak tam zamanlı öğretim görevlilerinin bir listesini başkanlığınıza gönderip göndermediğinin tarafıma bildirilmesi
    • Eğer böyle bir bildirim yapılmıyorsa bu hususun Başkanlığınızca nasıl denetlendiği, denetlenmiyorsa bunun hukuki dayanağının ne olduğunun bildirilmesi
    • Bu yönlerden yükseköğretim kurumlarında Başkanlığınızca bir denetleme yapılıp yapılmadığının bildirilmesi; eğer yapılmışsa Turgut Özal Üniversitesinin son denetim raporundan bir örneğin tarafıma verilmesi
    • Başkanlığınız bilgi edinme biriminde görev yapan tüm personelin ad-soyadı ile unvanlarının bildirilmesi
    • Başkanlığınız bilgi edinme biriminin elektronik posta adresi ve faks numarası ile bu bilgilere web sitenizde yer verilip verilmediğinin bildirilmesi

    16 Ekim 2015 tarihinde, birisi sehven olmak üzere elektronik ortamda iki kez yapılan 1915694 ve 1915697 sayılı başvurularımla ilgili olarak ilgili mevzuat hükümleri de dikkate alınarak:

    • Bu başvurunun kurum kayıtlarınıza alındığı tarih ve sayının tarafıma bildirilmesi,
    • 02 Kasım 2015 tarihinde, bilgiedinmeyanitlama@yok.gov.tr elektronik posta adresinden gönderilen ve içeriğinden bu başvuruya cevap olduğu “tahmin edilen” yazıda, başvuru dilekçemin tarih ve sayına neden yer verilmediğinin bildirilmesi
    • Bu cevap yazısının kim tarafından hazırlandığının, ad-soyadı ve unvan bilgisiyle yazıda neden yer almadığının bildirilmesi
    • Eğer yukarıda sözü edilen bu yazı, bilgi edinme başvuruma cevap niteliğinde ise buna rağmen web sayfanızda yapılan sorgulamada 1915694 ve 1915697 sayılı başvuruların hâlâ açık görünmesinin nedeninin bildirilmesi “kamuoyunu ilgilendirmeyen kurum içi düzenleme” ve “mütalaa” sayılmıştır.
  3. Bu ilginç karara göre herhangi bir kurum veya kuruluş kendisine yaptığınız başvurunun tarih ve sayısını size vermeyecektir. Bilgi edinme hakkının kendisine “emanet” edildiği bir Kurul, bilgi edinme talebine konu edilmesi bile abes sayılacak bir başvuruyu ibretlik bir kararla reddedebilmiştir. Halbuki bir dilekçenin kayıt ve sayısının başvuru sahibine verilmesi bir hakkın değil görevin gereğidir. Nitekim 23 Ocak 2004 tarihli “Dilekçe ve Bilgi Edinme Hakkının Kullanılması” konulu Başbakanlık Genelgesi'nde şu hükme yer verilmiştir: “Bireylerin ve tüzel kişilerin başvuru dilekçelerini alan idari makamlar, dilekçelerin alındığı tarih, kayıt numarası ve konusunu gösteren alındı belgesini düzenleyip, bu alındı belgelerini, herhangi bir ücret talep etmeden, başvuru sahiplerine vereceklerdir.

  4. Kamu Denetçliği Kurumu ise 25 Ekim 2106 tarih ve 2015/1910 sayılı Kararı ile bu ret kararlarını bilgi edinme hakkı, insan hakları, hukuka ve hakkaniyete uygunluk ve iyi yönetim ilkeleri açısından “doğru” bulmuştur.

    Bu ilginç süreçte bariz hukuksuzlukların üstüne tüy dikerek nokta koyan ise verdiği ret kararı ile Kamu Denetçiliği Kurumu olmuştur. 9 sayfalık kâğıt ve zaman israfından başka bir anlamı olmayan bu ret kararı ise hukuk fakültelerinde incelenmesi gereken “hukuki bir kadavra” olarak telakki edilmektedir.